
“Çıbanbaşı” demişti, ‘tarih öncesi’ birileri…
deşildi toprak; yer gök yara ekildi
ermiş bir bilgenin kaçağına sarılıdır şimdi
nefesi yaralı, sırrı yaradır Dersim’in!
V. İlbey
Bugün, (4 Mayıs 2025, Pazar) Berlin’de Dersim Cemaati binasının önündeki alanda (Blücherplatz) anlamlı bir anıtın açılış töreni vardı:
TERTELE DERSİM 38!…
Artık Dersim Soykırımı’nın Berlin’de bir hafıza mekânı var.
Bu anıt, aynı zamanda dünyada resmi olarak kabul gören ilk Dersim soykırımı anıtı olma özelliği de taşıyor.
Anıt, boydan boya yarılmış bir kaya parçasıyla sembolize edilmişti. Tıpkı “Taş olsaydı çatlardı!” dendiği gibi, “Sabır taşının çatlaması” gibi…
Dersim/Hozat’tan getirilerek işlenen bu kaya parçası aynı zamanda ikiye bölünmüş kanayan bir yürek saklıyor içinde: “Taş kırılır ama unutmaz!” der gibi, Yarasını herkese göstermeyen analar gibi…
Derin bir çatlak taşıyan kaya parçası içini açıp göstermeye başladığında Dersim’li bir ananın feryadı, ağıdı da yükseliyor gökyüzüne. 1938’deki mazlumların ahına karışıyor gibi sesi… Eski ve yeni mazlumların bitmeyen ahına…
2015 yılından beri sürdürülen, neredeyse 10 yıllık bir çabanın ürünü olan bu anıtın yapımı, Berlin’e taşınması ve açılışı sayısız bürokratik engellemeye takıldı. Nihayet 2024 yılında Berlin Eyalet Meclisi anıtın açılışını onayladı.

Anıtın tasarımı, değerli sanatçı arkadaşımız Ezgi Kılınçaslan’a ait.
Bu anıtın yapımı ve açılışında emeği geçen bütün kişi ve kurumlara sonsuz teşekkürler.
Hatırlamanın ve unutmamanın günümüzdeki yeni soykırım ve zulümleri önlemeye neden yetmediğini sorguladığımız bu günlerde; bu anıtın vicdanlarımızı, insanlığımızı bir vesileyle daha sorgulamaya sevk etmesini diliyorum. Çocuklarımıza böylesi barbarlıklardan arındırılmış bir dünya bırakma direnci vermesi, zulüm kurbanlarıyla duygudaşlık ve dayanışmanın anlamını da hatırlatması dileğiyle…
Recep Maraşlı
